Vural Ak

Süper otomobiller de yapay zeka kullanacak

.

2018 M04 12

 ARAÇLARDA test aşamasındaki ‘kendi kendine gitme’ diye özetleyebileceğimiz otonom sürüş teknolojisi şimdiden uçaklardaki benzer sistemleri geçmiş durumda. Uçaklardaki oto pilot özelliği yıllardır binlerce uçağı biz farkına varmadan uçuruyor ve bu özellikle sayesinde rahatça seyahat ediyoruz. Teknik açıdan bakıldığında uçaklarda uzun yıllardır kullanılan bu özellik, karayolu vasıtalarında halen test aşamasında olan otonom özelliklerinin yanında oldukça ilkel kalıyor aslında. Çok az sayıda değişkeni ve datayı kullanan uçaklara göre araçlarda çok daha fazla değişken ve parametre söz konusu.

İstanbul’dan Londra’ya uçan bir uçağın otomatik pilotu ile Pendik’ten Sarıyer’e gidecek otomobildeki otonom özelliğin çalışma detayları mukayese bile edilemez. Hele İstanbul gibi kaotik trafikte...

Peki birkaç yıl sonra iyice gelişecek otonom sürüş özelliği hayatımızı nasıl değiştirecek?

Kısaca, araç kullanımı çok daha güvenli olacak. Trafikteki kazaların yaklaşık yüzde 90’ı insan hatasından kaynaklanıyor. İyi planlanmış bir teknoloji bu hata oranını çok aşağı çekecektir. Özellikle de bizim ülkemizde. Bizde herkes doğuştan yetenekli şoför olduğu için eğitime ihtiyaç duymaz ve trafik kullarını dikkate almaz. Ama kontrol bilgisayara geçince her araç eşit olacak ve otomatik olarak birbirlerine saygılı davranacak. Hiçbir otonom araç en azından kendini diğer araçlardan daha yetenekli görmeyecek ve hızlı gitmeye hakkı olduğunu düşünmeyecek, en azından programcısı Türk değilse!

Bence en çok ihtiyacımız olan trafikte saygıyı bu yeni teknoloji sayesinde elde edebileceğiz. Bu da bizim trafiğimizi daha güvenli hale getirecek ve muhtemelen de trafiğe en sonunda çözüm bulabileceğiz. Maalesef insanımızı trafikte tek karar verici olarak halen sürücü koltuğunda oturtmaya devam edersek, ülkemizdeki trafiğe çözüm bulma ümidimi yitireceğim.

Bu bir teknoloji yazısı değil. Konuyu daraltıp sürüş zevki için alınan spor otomobillere geçmek istiyorum. Bizim ülkemizde biraz daha öne çıkan özellik bu araçların statü sembolü olması ama bunu bir kenara bırakıp araçların, yetenekli sürücüler tarafından diğer araçlara göre daha sportif kullanım özellikleri için alındığını farz edersek, otonom sürüş özellikli araçların arka planda kalması söz konusu olur mu?

Bence böyle olmayacak; yetenekli ve tecrübeli bir sürücü, çok yüksek beygir gücüne sahip modern bir spor otomobili çok güzel kullanabilir ama yeteneğin ve bilginin bir sınırı olduğunu unutmamak lazım çünkü burada halen insan faktörü söz konusu. Gözler ne kadar iyi görüyor, refleksler ne kadar sağlam ve değişen yol koşullarına ne kadar hızlı uyum sağlayabiliyoruz? Her şey fizik kurallarına göre işliyor ve hiç kimse bundan muaf değil.

Değişik bir örnek olacak ama mesela ateşli bir silahla ateş etmek de yani nişancılık da yetenek ve tecrübe ister. Hedefi nişanlama, eline ve silaha hâkim olma, rüzgârı ve mesafeyi hesap edebilme vb. konusunda kimse mükemmel atıcı olamaz, sadece iyi olabilir. Her atışı yüzde 100 isabetle yapamaz. Yüksek kapasiteli ağır silahlar bir kenara, son dönemde geliştirilen küçük robot ellerin kullandığı küçük tabancalarla yapılan tüm atışların yüzde 100 oranında hedefe ulaştığını görüyoruz. Bu başarıya ulaşmada duygulardan arınmış ve sadece matematik, fizik kurallarına dayalı hesapları uygulayan bir mekanizma kullanılmış. Benzer şekilde bugün dünyanın en iyi yarış pilotlarının yarıştığı Formula 1’de bile her pilot hata yapıp kaza yapabiliyor.

Diyeceğim odur ki; yakın gelecekte gerekli teknolojik altyapı hazır olduğunda en iyi spor otomobilleri en iyi şekilde kullanacak olan yapay zekânın kendisidir, bizler değil. Biz de koltuğa oturup seyredeceğiz galiba.

“Ama bu işin zevki, tatmin duygusu, hobisi ne olacak” dediğinizi duyar gibiyim; o da artık 1000 beygirden daha güçlü olmaya başlayan hiper spor otomobiller yerine 1 beygirin gücüne geri dönme zamanı geri geliyor belki de. Eyerleri hazırlayın…

loading...