Vural Ak

Patlamış mısırlarımızı alıp seyredelim dünyayı...

Vural AK yazıyor

2018 M03 16

2008’deki global ekonomik kriz iş dünyasının yapısında ciddi değişikliklere yol açtı. Bir sürü sektör de yapısal olarak büyük değişiklikler yaşayarak günümüze geldi. Mesela gemicilik ve denizcilik sektörü çok büyük bir kriz yaşadı ve hâlâ da kriz öncesi durumunun çok uzağında. Gemi fiyatları tepetaklak oldu, navlun ücretleri indi, tersaneler çok zor duruma düştü ve bu işin her türlü oyuncusu çok zorluk yaşadı.

Bankacılık da aynı şekilde... Çoğu büyük banka küçülmek veya birleşmek zorunda kaldı, hatta bazıları iflas etti. Bu gibi sektör örneklerini çoğaltabiliriz. Ama en büyük örnekler ülkelerin kendileri oldu ve başta Yunanistan olmak üzere bazı ülkeler iflas etti. Nedeni ekonomik kuralların ve mal değerlerinin yeniden fiyatlanması ve şekillenmesiydi. İktisadi olarak derin analizler yapıp işiş uzmanlarının tepkisini fazla çekmeden kendi konuma geçiş yapayım hemen...

100 YILIN DEĞİŞİMİ

Otomobil dünyası da bu dönem sonrası son 100 yılda yaşadığı en büyük değişikliği yaşamaya başladı. Dünya devi bir sürü bir firma iflas etti veya daha sağlam olanlarla birleşmek zorunda kaldı. Çevre ve diğer nedenlerle elektrikli araçlar furyası ortaya çıktı. Oysa elektrikli araçlar 100 sene önce de vardı ama değişik nedenlerle derin bir sessizliğe bürünmüş ve neredeyse 100 yıl boyunca unutulmuştu.

Dev otomobil firmaları dünyanın değişik ülkelerinde fabrikalar açmış ve değişik pazarlara yönelik yüzlerce değişik model ve teknik özellikte araçlar üretip pazarları doldurmaya başlamışlar ve böylece dev ekonomik ölçeklere ulaşmışlardı. Sıfırdan yeni bir otomobil firması kurmak imkansız hale gelmiş ve otomotiv dünyasına girme çıtası hiç olmadığı kadar yükselmişti. Ülkelerin kendi markalarını oluşturmak neredeyse imkansız hale gelmiş, yılda en az 500 bin adet civarı üretip satamayan firmaların yaşaması imkansız hale gelmişti.

Modern araçlarda bulunan güvenlik ve konfor öncelikli özellikler ya dev firmaların kendileri tarafından geliştirilip üretiliyor veya en az otomobil firmaları kadar dev ölçekleri olan yan sanayi firmaları tarafından üretilip anlaşmalı oldukları büyük firmalara veriliyor ve bu özelliklere sahip olmayan küçük ve orta boy firmaların yaşama ve beğenilip satın alınma şansı ortadan kalkma durumu oluşuyordu. O kadar çok detay söz konusu ki bu özellikleri sağlayamayan firmaların araçlarının rekabet edip hayatta kalma şansı kalmıyordu.

OYUN ARTIK BOZULDU

Bu oyun elektrikli araçların ortaya çıkışını bu açıdan da mecburi kıldı. Dünyadaki engellenemeyen müteşebbis ruh bu işe de bir çare bulmuştu. Araçları gereksiz yere inanılmaz komplike hale getirip hem diğer hem de yeni rakiplerin bu alana girmesini engellemek isteyen büyük oyuncuları çok küçük atölyelerde üretilen son derece basit ve az sayıda parçadan oluşan elektrikli araçlar ortaya çıkarak tehdit etmeye başladı. Bu araçları üretmek için dev yatırımlar da gerekmiyordu. Neredeyse 100 yıla yakın geçmişi olan dev firmalar küçücük yeni çıkma, adı sanı duyulmamış müteşebbislerin yaptığı elektrikli araçlardan ciddi rahatsızlık duymaya başladılar. Çünkü bu firmalar rekabetçi ürünler üretmeye başlamışlar ve ilk jenerasyon ürünlerden 2. jenerasyon ürünlere geçip ciddi, modern, beğenilen ve çevre dostu yeni ilginç araçlar üretebilir hale gelmişlerdi.

Bu örneği motosiklet dünyasında da görmekteyiz. Aynı otomobiller gibi motosikletler de en az 100 yıllık geçmişe sahip ve bilinen markalar tüm dünyada satılıyor. Ama son 10 yılda küçük yatırımlarla basit özelliklerde yüzlerce yeni marka dünya pazarlarında çok beğenilen motosiklet ve türevlerini üretmeye ve satmaya başlamışlardı.

Ürünler gereken teknik özelliklerde ve kabul gören dizaynlara sahipler ve üretilmeleri için dev yatırımlara da ihtiyaç duyulmamakta. Geleneksel motorlara sahip otomobillerin üretim ve satış metotlarının tersine elektrikli araçlar da çok daha küçük fabrikalarda çok daha az yatırım miktarlarıyla hayata geçmekte ve kullanıcılar tarafından hızla kabul görmektedir.

Geç de olsa önümüzdeki en fazla 10 yıl içinde çok sayıda yeni ortaya çıkmış küçük ve hızla büyüyecek elektrikli araç üreticisi için dev fırsatların olduğu fark edildi.

ABA ALTINDAN SOPA

Bu şaşırtıcı durum büyük ve geleneksel üreticileri gayet tabi korkuttu ve onlar da benzer ürünler geliştirmeye başladılar. Aba altında sopa gösterip yeni çıkan genç üreticileri de tehdit etmekten geri durmuyorlar tabii.

Benim tahminim aynı  motosiklet dünyasında olduğu gibi yenilikçi, çok beğenilen ve de satın alınması ve kullanılması kolay olacak bir sürü yeni jenerasyon elektrikli araç bu yeni çıkan/çıkacak küçük üreticiler tarafından pazara sunulacak ve kendilerine ciddi pazar payı sağlayacaklar.

Bunlar için dev servis ve satış sonrası yatırımlar gerekmeyecek, ikinci el değer konusu bambaşka bir şekilde çözüme kavuşacak ve milyonlarca tüketici gereksiz yere fazlar paralar verip çok bozulan, çabuk demode olan aşırı değer kaybedip satın alanı çok para kaybettiren geleneksel araçlardan uzak durmaya zorlayacak.

Bu çerçevede en ekonomik aile aracı da en hızlı süper spor otomobiller de, hatta ticari araçlar da bu gelişmelerden hızlı bir şekilde payını alacak.

Galiba daha komplike olan değil daha basit ama gerektiği kadar iş gören araçlar daha fazla tercih edilin olacak. Bunun için de dev üretici olmaya gerek olmayacak.

Bu açıdan bakınca yerli elektrikli araç üretme projemiz ülkemiz için de yapılması mümkün ve başarı şansı yüksek bir proje olarak görünmektedir.

Başarının sırrı artık sadelik, fonksiyonel olma ve fiyat olarak da ekonomik olmaktan geçmektedir.

Yepyeni bir otomotiv dünyası için patlamış mısırları elimize alıp, köşemize çekilelim ve seyredelim dünyayı...

loading...