Okan Altan

Bu otomobillerin çoğu hayal!

Okan ALTAN yazıyor...

2018 M03 16

 

Elektrikli otomobiller hızla gerçekleşirken, bunları besleyecek enerji sorusu ile, otonom sürüş için otomobil markalarının yatırımları doğru mu, sorusu akıllardan çıkmıyor!..

Otomobiller elektrikleniyor!.. Doğru!.. Geçtiğimiz Cenevre fuarında da gördüğümüz gibi istisnasız her marka, 7 yıl içinde her model serisinde en az bir elektrikli seçenek olacağını duyuruyor. Hatta, bazıları da 12 yıl sonra tüm modellerinin tümüyle elektrikli olacağını açıklıyorlar. Fakat, biri bile, bu “elektrikli” işinin “pure EV”, Plug-In Hybrid veya bildiğimiz motor destekli hibrit olarak mı gelişeceğine tam emin değil…

Yaptığımız söyleşilerde planlarının tüm seçenekler üzerine olduğunu anlatıyor, fakat kendileri de gelecek için tam ve kesin senaryo açıklayamıyorlar. Piyasaların ve teknolojilerin gelişimine göre önümüzdeki yıllarda karar vereceklerini belirtiyorlar…

Bu otomobillerin elektriklenmesi, çevreye ne kadar faydalı olacak, sorusu ise en çok konuşulan konu. Malum, EV bataryalarının üretiminde ortaya çıkan karbon salımı bir yanda, ortalama 3-5 yıl ömrü olacak olan bu bataryaların kullanım ömrü tamamlanınca geri dönüştürülemeyip asıl büyük çevre kirliliği yaratacak olmaları da, ayrıca düşünülmesi gereken başlıklar. Diğer yanda elektrikli araçların şarj için temiz elektriği bulabilmeleri de, ayrı bir dert. Yani kömür veya atom enerjisi santrallerinden gelecek elektriğin ne kadar çevreci olduğu da soru işareti. Rüzgar ve su akımından gelecek temiz enerjinin ise dünya yollarını dolduracak elektrikli otomobiller için yeterli olamayacağı da biliniyor…

Dizel emisyon ölçüm hilesiyle gündemden düşmeyen VW Grubu, müthiş bir atılım yaparak, fabrikaları için kömür santrallerinden aldığı elektriği durdurdu ve kendine ait doğal gaz santrallerini devreye soktu. Böylece yılda 1.5 Milyon ton CO2 tasarrufu başlatıyor. Bu kısmen çevreci değişim, tam 870 bin otomobilin CO2 salım değerine denk! Yani, “artık doğru yola girdik” diyor, VW...

Şimdilik, elektrikli otomobil seçeneklerinin hazırlanmasına soyunan otomobil markalarının bu girişimleri takdire şayan!.. Fakat, bu trafiği besleyecek temiz enerjinin de oluşturulması, artık otomobil markalarının sorunu değil!.. Temiz ve yeterli enerji kaynakları ve otomobillerin kısa sürelerde şarj olabilecekleri sistemlerin kurulması, artık hükümetlerin öncelikli planı olmalı!..

Çünkü, öyle veya böyle elektrikli otomobiller geliyor ve günümüz ihtiyaçlarının 50-60 misli elektrik ihtiyacını da beraberinde getiriyorlar!..

OTONOM İÇİN HAZIR DEĞİL

Diğer yanda otonom sürüş için şifrenin V2X olduğundan bahsetmiştik…

Yani otonom sürüş için markaların değil, dev IT gruplarının çözüm getireceğini söylemiştik…

Otomobil, yolda hızla giden bir bilgi merkezi olarak düşünülüyor, ‘Connected Car’ veya telekom şirketlerince ve bunlara kod ismi olarak SW deniliyor!..

IT’cilerin SW Defined Vehicle dedikleri işin 5 ana başlığı var:

SDC Domain

AD Domain

Comms Domain

TSN (Zamana Duyarlı Ağ)

Backed Domain

Fakat bunlardan önce iki başka konu var ki, bunlar otomotivin yapması gereken görevler…

Bunların ilki; Güç Aktarma Organı Denetleyicisi yani Omurga Anahtarı ile buluttan gelen komutlarla otomobili hareket ettirecek “auto-pilot”un hard- ve software olarak kusursuz hale getirilmesi, tekerlekli bilgi merkezlerimizin (data center) yürümeleri için bir mecburiyet!..

Otomotiv sektörünün ikinci görevi de; İşlevsel Güvenlik FUSA, yani otomotiv endüstrisindeki IEC 61508 ve ISO 26262 ile Otonom Sürüş için sektörlerin kullanacağı teknik ve yasal kanalın oluşturulması!..

Eğer bunlar tamamlanabilirse SW denilen kendi başına gidecek araçlar için IT gruplarının çalışmaları, bizleri geleceğe taşıyabilecek…

 

INTEL VE NVIDIA GELECEĞİ HAZIRLIYOR!

Bahsettiğimiz IT gruplarının geliştirdikleri 5 ana başlıktan birincisi; SDC Domain, yani, Software Defined Cockpit… IVI yani In Vehicle Infotainment, Cluster ve arka Koltuk Eğlence Sistemi gibi otomobilin içindeki tüm elektronik sistemlerini tek bir uygulama işlemcisinde toplamak…

İkinci konu ise; AD Domain, yani otonom sürüş için gerekli olan Data Tsunami’si… 2020 yılına gelindiğinde bir AD aracı, 4 TerraByte’lık veri kullanacak!.. Günde bir internet kullacısının kullandığı 1.5 GigaByte’lık tüketimin yanında bu 4 TB’lık veri tüketimi, tek bir otonom otomobil için müthiş yüksek bir rakam!.. Her bir otonom aracın yaklaşık 3.000 kişinin üreteceği kadar veri oluşturacağını ve 2020’li yıllarda yollarda olacak 1 Milyon otonom aracın 3 Milyar kişinin veri kapasitesine ihtiyaç duyacağını hesapladığımızda, tablodaki devasa sorun netleşmeye başlıyor!.. Böylece otonom sürüşün, otomobilin ve otomotivdeki markaların kendi başlarına yapamayacağı bir iş olduğu da anlaşılıyor!.. Otonom sürüşün çözümü için, şu andaki ve yakın gelecekteki teknolojilerle, bilgi bulutunun otomobili yönlendirmesi yani Car-to-Cloud teknolojisi yegane çözüm olması gerekiyor. Yenilikçi otomotiv klasmanı araç ve bulut çözümleri için de-facto standardını oluşturma yönünde şu anda bu probleme en ciddi şekilde yoğunlaşmış olan Intel ve Nvidia’nın bilgi işlem, iletişim ve bulut uzmanlığı dışında başka bir seçenek görünmüyor…

Üçüncü başlık; Comms Domain yani İletişim Alanı: 4G/5G, BlueTouth/Wi-Fi, Ses, CAN (100k) ve 1 Gbit/s Ethernet Bağlantı Noktası -> iCDG (Intel İletişim Aygıtları) ile Secure Gateway konusunda da Intel hazırlıklarını tamamlamış görünüyor… Diğer yanda, V2X (Araçtan Herşeye İletişim), DSDA (Çift Sim Dual Aktif) başlıklarının gerekli çalışmaları da, Intel tarafından tamamlanmış… Yani, şu an için sadece işin güvenli bağlantı kısmı hallolmuş gibi görünüyor…

Dördüncü sırada; Otomobil Omurgası İçindeki Problem yer alıyor. Zamana duyarlı veri akışı da ayrı bir dert ve oldukça önemli!.. TSN (Zamana Duyarlı Ağ) ve E-AVB (Ethernet Ses/Video Köprüleme) için otomobillerin içindeki geleneksel CAN veri yolu, sadece 100 kbps’ye kadar destek veriyor… Fakat, akıllı otomobili (ASAS/Kamera…) ve harici V2X’i desteklemek için yüksek veri hızı hata 1 ila 10 Gbps olmak zorunda!.. Yani otomobilin içindeki elektroniğin hızının kilobyte’lardan gigabyte’lara çıkarılması gerekiyor!.. Time Sensitive Networking gerekliliği ve IEEE 802.1 kapasiteleri incelenirse, bu çok önemli problemin tüm ciddiyeti ortaya çıkacaktır.

Ve Beşinci konu da; Backend Domain yani Domain Arka Planı Veri Merkezi Gruplarının, depolama ve bulut bilgi işlem için tüm TeraBayt verilerin gönderileceği tüm ağ ekipmanlarının tüm dünyaya yayılmasını ve böylece Cloud Computing Network’ünün eksiksiz hale getirilmesi için tüm yatırımların tamamlanmasını gerçekleştirmek gerekiyor!.. Ki bunun için hem IT’cilere hem de hükümetlere oluşacak maliyetin şimdiden Trilyon Doları aşacağı hesaplanıyor…

 

Otonom Sürüş, Otomobilcilerin İşi Değil!

Özetleyecek olursak; otomobil markalarının şu ana kadar çok iyi başardıkları auto-pilot Level 2, yani radarlı dinamik hız sabitleme sistemi, otomatik park, öne çıkan engeli görüp durabilme, şerit ortalama ve takip, sollamaya çıkabilme gibi günümüz otomobillerinde kullanmaya başladığımız sistemler, V2X yani otomobilin bulutla iletişim içinde ilerlemesi için yeterli… Geri kalan asıl otonom sürüş, bulutun otomobili, otomobilleri ve tüm trafiği uzaktan kumandaylaymış gibi yönetmesiyle gerçekleşebilecek!..

Yani, önceden de yazdığımız gibi; Auto-Pilot Level 2 üstü olarak otomobil markalarının yaptığı tüm araştırma ve geliştirme harcamaları adeta boşa harcanıyor gibi görünüyor.. Çünkü, Intel ve Nvidia’nın hazırladığı tüm elektronik ve yazılım sistemleri, “otonom trafik” için çalışacak bulut ile otomobil ilişkilerini, hatasız kazasız ve düşük data tüketimiyle yapabilecek tek seçenek, olarak kabul ediliyor!..

loading...