Fatma Tüker

Dijitalleşen medyada güvenilir mecralar hayatta kalacak!

Fatma TÜKER yazıyor..

2018 M03 16

 

Yeni iletişim teknolojileri ile baş edebiliyor muyuz? Herşey gibi iletişim yolları da değişiyor,  platformlar çeşitleniyor, değişiyor, biz de değişmeliyiz, değişiyoruz.

Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte dijitalleşen ve bireyselleşen medya ortamında yeni iletişim teknolojileri bizlere, düşüncelerimizi, haberlerimizi paylaşabileceğimiz geniş olanaklar yaratıyor. Sosyal medya dediğimiz bu sanal ortam kullanıcı tabanlı olduğu için de kitleleri bir araya getirip etkileşimi de arttırıyor elbette.

Bu sanal gerçeklikte her geçen gün daha fazla vakit geçiriyoruz. Birileri sürekli ve her yerde bir şeyler söylüyor bize. Sadece gazete, dergi, sinema, TV, radyo, açıkhava reklamları bildiğimiz geleneksel yollar ile değil artık bu çok çeşitli sosyal medya platformlarında, heran elimizden bırakmadığımız akıllı telefonlarımızda sürekli anlatılmak, duyurulmak istenen mesajlara maruz kalıyoruz. Ne kadarı kime duyurulmak isteniyor ya da biz hangisi ile ilgileniyoruz, ilgilendiğimizin de ne kadarını duyuyoruz, ne kadarını anlıyoruz acaba.

Dijital medyanın tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızlı şekilde büyümesi, bizi bu noktaya getirdi. Madem ki günümüzde artık hayatlarımızı nefes nefese “online” yaşıyoruz. Neredeyse en çok kullandığımız iletişim araçları internet ve cep telefonlarımız, markaların da  doğal olarak bu araçları kullanarak mesajlarını iletmek istemeleri kaçınılmazdı.

İşte bu yüzden son yıllarda tüm alanlarda olduğu gibi pazarlama iletişiminde de özellikle internet ve mobil teknolojinin getirmiş olduğu yenilikleri sıkça kullanılıyoruz. Hepimiz özellikle son 2 yılda sosyal medyanın ne kadar güçlü bir mecra olduğunun farkına vardık.

Her yerde olduğu gibi artık iletişimin odağında da dijitalleşme var.

2000li yıllar ile hayatımıza giren Facebook, Linkedin, Twitter, Instagram gibi sosyal mecralardan, bloglardan, fotoğraf/video/müzik paylaşım platformlarından uzak durmak mümkün değil, doğru da değil. Bu mecralarda yaptığımız tüm iletişim anlık ve çift taraflı  olduğu için hem çok hızlı hem çok çeşitli tepki/ geri bildirim alınıyor. Bu tüketici ile doğrudan, en kısa yoldan iletişim kurabilme olanağı iletişim profesyonellerinin işini kolaylaştırmış gibi görünse de alışılmış şekliyle kontrollü iletişim yapılamadığı için kişilerin ve kurumların bu mecralarda iletişim yaparken önemli bir itibar ve kriz yönetimi bilgisine ve disiplinine sahip olması gerekiyor. İnce ayrıntıların düşünülmediği, dikkatlice hazırlanılmamış, planlanmamış sosyal medya iletişim çalışmalarının ciddi krizlere sebep olması ne yazık ki kaçınılmaz.

Bu dijitalleşme furyası  içinde artık markaların mesajlarının da sadece eski bildiğimiz, öğrendiğimiz yollar ile istenilen kitlenin tamamına ulaşması mümkün değil. Günümüzde neredeyse tüm basılı mecraların dijital versiyonları da var. Bu yeni medyayı, mecraları doğru seçimler ve karışımlar yaparak planlı iletişime çevirebilmek için iletişimcilerin uygun kaslar geliştirmeleri gerekirken mecraların da sürekliliklerini sağlayacak güvenilir habercilik yaparak satın alma ile değil de organik olarak büyüttükleri takipçi kitleleri yaratmaları gerek.

Mecraların, markaların, tüketicilerin yaşayarak birlikte öğrendikleri bir dönemden geçtik ve hala geçiyoruz…Öğrenme süreci daha da sürecek gibi. Ancak dijitalleşme bir dengeye oturduğunda, tüm taraflar olgunlaştığında güçlü, güvenilir mecralar hayatlarını sürdürebilecek ve sağlıklı iletişim yapılabilecek.

loading...